Türk futbolunda hakem atamalarına ilişkin tartışma, sosyal medya iddialarının ötesine taşındı. Soruşturma dosyasına giren mesajlaşmalar, maç ekiplerinin hangi ölçütlerle belirlendiği konusunda ciddi soru işaretleri oluşturdu.
Mesajlaşmaların Ortaya Çıkardığı Soru İşaretleri
VAR odasında görev yapan yardımcı hakemlerin belirlenmesi normal şartlarda performans değerlendirmeleri, gözlemci raporları ve önceden belirlenmiş kurallar üzerinden yapılır. Bu süreçte aktif bir hakemin kendi maç ekibi üzerinde yönlendirici rol üstlenmemesi beklenir.
Dosyaya yansıyan yazışmalarda ise Süper Lig hakemi Yasin Kol’un, kendi adının da yer aldığı bir listeyi Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu’na gönderdiği ve seçimi kurulun takdirine bırakan bir ifade kullandığı görülüyor. Sonrasında bazı hakem isimlerinin aynı ekip içinde değerlendirilmesi, soruşturma makamlarınca atama sürecine müdahale iddiasıyla inceleniyor.
Yasin Kol suçlamaları kabul etmiyor ve yargı süreci henüz tamamlanmış değil. Bu nedenle kesin hüküm vermek mümkün değil. Ancak kurul başkanıyla bir hakemin maç ekibi üzerine yazışması, sistemin tarafsızlığına duyulan güveni ciddi biçimde zedeliyor.
Taraftarın Tepkisini Büyüten Üç Neden
- Hakem ve VAR atamalarının hangi nesnel ölçütlere göre yapıldığı kamuoyuna yeterince açıklanmıyor.
- Yazışmaların soruşturma belgelerine girmesi, eski tartışmaları yeni bir boyuta taşıyor.
- Federasyonun kriz karşısındaki sessizliği ve toplantı ertelemeleri, kuşkuları daha da artırıyor.
Futbol kamuoyu yıllardır tartışmalı kararları kulüp rekabetinin doğal sonucu olarak izledi. Bir takım hakem kararına itiraz ettiğinde diğer taraf çoğu zaman bu tepkiyi bahane olarak nitelendirdi. Fakat yazışma iddiaları, bazı taraftarların uzun süredir dile getirdiği kuşkuların yeniden gündeme gelmesine yol açtı.
Tepkiler yalnızca tribünlerden yükselmiyor. Daha önce mevcut yönetime destek veren Ahmet Çakar da bugün yaşananlardan duyduğu rahatsızlığı açıkça dile getiriyor. Çakar, cuma akşamı oynanan Galatasaray-Kasımpaşa karşılaşmasının son dakikasında verilen penaltıyı, tartışmaların hâlâ bitmediğine dair örneklerden biri olarak gösterdi.
Kulüpler Federasyondan Açıklama Bekliyor
Beşiktaş Başkanı Dursun Özbek, Türkiye Futbol Federasyonunun beklemeden kamuoyunu bilgilendirmesi gerektiğini savundu. Kulüpler Birliği Vakfı da bir toplantı düzenleyerek özellikle bahis iddiaları nedeniyle Profesyonel Futbol Disiplin Kuruluna gönderilen yöneticilerin durumunu ele aldı.
Alt liglerdeki bazı kulüp başkanları ve yöneticilerinin olağanüstü seçim çağrılarına destek verdiği belirtiliyor. Kulüplerin baskısı arttıkça federasyon yönetiminin karar alma alanı daralıyor. Bu nedenle yapılacak açıklamaların yalnızca hakem kurulunu değil, federasyonun geleceğini de etkileyebileceği düşünülüyor.
Erteleme Kararı Krizi Daha Da Derinleştirdi
Federasyon, yeni Merkez Hakem Kurulunun oluşturulması için çalışmaların sürdüğünü ve geçici bir kurul kurulduğunu açıkladı. Riva’da yapılması planlanan olağanüstü toplantının ise son anda cuma gününe bırakılması tepki çekti. Erteleme gerekçesi, federasyon başkanının UEFA toplantısı için İsviçre’ye gidecek olması olarak duyuruldu.
Başkan Hacıosmanoğlu, Türk futbolunda yaklaşık 30 yıldır biriken sorunların tamamından sorumlu tutulamayacağını belirterek istifa etmeyeceğini açıkladı. Ancak bugünkü MHK yapısını göreve getiren yönetimin, ortaya çıkan tablo karşısındaki sorumluluğu tartışılmaya devam ediyor.
Çözüm İçin Atılması Gereken Adımlar
Bu kriz yalnızca birkaç yöneticinin veya hakemin görevden ayrılmasıyla çözülemez. Güvenin yeniden kurulması için kalıcı ve denetlenebilir bir sisteme ihtiyaç var.
- Hakem ve VAR atama ölçütleri açık biçimde ilan edilmeli.
- Performans puanları ile gözlemci raporlarının değerlendirme yöntemi denetlenebilir hale getirilmeli.
- VAR konuşmaları, maç bütünlüğünü ve kişisel hakları koruyacak makul bir süre sonunda yayımlanmalı.
- Merkez Hakem Kurulu, federasyon yönetiminden bağımsız karar verebilecek bir yapıya kavuşturulmalı.
- Soruşturma süreçleri hakkında düzenli ve açık bilgilendirme yapılmalı.
İşini kurallara uygun yapan yüzlerce hakem, birkaç kişi hakkındaki iddialar nedeniyle aynı tartışmanın içine çekiliyor. Gerçek çözüm, yalnızca isimleri değiştirmek değil, atama düzenini baştan sona şeffaflaştırmaktır. Aksi halde bugün yaşanan güven kaybı, yarın farklı aktörlerle yeniden ortaya çıkacaktır.
